pragmatizm

  1. "yarar sağlayan bilgi doğrudur." önermesini savunan felsefi bakış açısıdır.
    (diablerie 24.08.2006 03:40)
  2. felsefede varlığı fayda prensibine bağlayan bir görüştür. buna göre bir şey faydalıysa vardır değilse yoktur.
    (yek 25.08.2006 00:44)
  3. çoğu zaman materyalizmle iç içe geçen bir anlayıştır. materyalizmin madde dışı her şeyi reddeden yaklaşımının yanına tam da boşluğa oturan bir şekilde yerleşen pragmatizm, insanoğlunu açgözlü bir psikopat yapmak için birebirdir. sadece maddeyi var kabul eden ve kendine çıkar sağlamayan her şeyi zararlı ya da gereksiz gören bir anlayışın benimsenmesi sonucunnda insan denen mahluk taşlaşır, ruhunu* kaybeder.

    materyalizmden ayrılan noktalarda işin içine din girmektedir. dinin insanoğlu için birleştirici bir nokta olduğunu savunanların fikrine göre pragmatizm dinin ta kendisidir. ama onlara sorarsanız zaten her şey tanrıya döner, materyalisti de pragmatisti de akılcısı de deneycisi de...

    pragmatizm nietzsche tarafından sıkça eleştirilen bir anlayış olmasına rağmen nietzsche'nin kendiyle çelişen bazı noktaları da yok değildir. nietzsche üstinsan kavramında, insanoğlunun üst mertebeye ulaşabilmesi için bazı huylarından vazgeçmesi gerektiğini şart koşmuştur. bunlardan birisi de insanın merhamet etme özelliğidir. bu bağlamda nietzsche aslınd bir tür pragmatizm uygulamaktadır. çünkü merhameti; "güçlüyü, gücünü kullanmaktan alıkoyan zararlı bir his" olarak tanımlamak, fayda vermeyen şeyin gereksiz olduğunu düşünmekle, yani materyalist olmayan pragmatizmin temel felsefesini kabul etmekle eş değerdir.

    niaetzsche'nin yaptığı en büyük hatalardan birisi olarak gözüken bu çelişki bence kaçınılmazdır. çünkü nietzsche her türlü anlayışın döngüsel paradoksunun bir tür evrimden geçtiğini ve sırayla takip edilirse diyalektiğin ayak izlerini görebileceğimizi bize hafifçe fısıldamıştır. yani; merhamet denen duyguyla baş edip onunla savaşan ve kudretini eline alan ve bir nevi pragmatistlik yapan kişi bu evrenin sonrasında üstinsana daha da yaklaşacak ve yaptığı bu seçimin sonunda kendini daha da güçlü kılacak* ve akabinde yarar ve zarar kavramlarının güç subjesinden ayrılıp bambaşka bir şekile bürüneceğini savunmuştur. bu sırayı takip edersek, maddi dünyanın içindeyken pragmatist olan üstinsan, zamanla seçimlerinin karşılığını alıp tanrıyı öldürecek ve pragmatist olmasını sağlayan değerlerini yitirip küllerinden yeniden doğacaktır.

    nietzsche bu kadar basit hatalar yapmaz; sanıldığı gibi değildir ama anlaşılamamıştır işte...
    (iknowthepiecesfit 01.01.2007 11:08 ~ 19.09.2007 17:24)
  4. sağolsun son münazaramda kullanmamın oldukça gerektiği bir kavramdı kendileri. john dewey en bilindik kurucularından. bunun yanı sıra türk eğitim sistemi pragmatizm düşüncesi üzerine kurulmuş. atatürk john dewey'yle birlikte kurmuş hala okumakta olduğumuz eğitim sistemini. bu eğitim felsefesinin düşünce tarzı ise şöyledir. "yararlı olan her bilgi öğrenilmelidir". tabi şuan yararlı yararsız her bilgiyi öğrendiğimiz göz önüne alınacak olunursa ne kadar geçerli bilinmez...
    (nuha 17.11.2007 11:54)
  5. Felsefede Faydacılık ya da Pragmatizm hem iyinin teorisi hem de doğrunun teorisidir. İyinin teorisi olarak faydacılık refahçıdır (welfarist). İyi en fazla faydayı sağlayandır ve burada fayda zevk, tatmin veya bir nesnel değerler listesine göre tanımlanır. Bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir (consequentialist). Doğru hareket en yüksek faydayı verendir.

    Faydacılık ilk olarak 18. yüzyıl İngiltere'sinde Jeremy Bentham ve diğerleri tarafından öne sürülmüştür. Fakat Epikür (Aipikuros) gibi antik Yunan filozoflarına kadar geri gidilebilir. İlk kez ortaya atıldığında iyi en fazla insana en fazla mutluluğu getiren şey olarak tanımlanmıştı. Ancak daha sonra Bentham iki farklı ve birbiri ile çelişme potansiyeli olan kavram içerdiğinden birinci kısmı atıp sadece “en büyük mutluluk prensibi” demiştir.

    Hem Bentham'ın hem de Epikür'ün formülasyonu hedonistik nedenselliğin farklı tipleri olarak düşünülebilir çünkü hareketlerin doğruluğunu sebep oldukları mutluluğa göre ölçüyorlardı ve mutluluğu zevkle tanımlıyorlardı. Ancak Bentham'ın formülasyonu ferdi olmayan bir hedonizmdi. Epikür'ün kişiyi en mutlu eden şeyi yapmasını tavsiye etmesine karşılık Bentham herkesi en mutlu yapacak şeyi yapmayı uygun görüyordu.

    John Stuart Mill "Utilitarianism" isminde ünlü (ve kısa) bir kitap yazmıştır. Mill bir faydacı olmasına rağmen bütün zevklerin aynı değerde olmadığını ileri sürmüştür. “Mutsuz bir Sokrat (Sokrates) olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir” sözü bu görüşünü anlatır.

    Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir. Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur. İlk faydacıların çoğu mutluluğun felisifik hesap (felisific calculus) ile sayısal olarak ölçülebilip karşılaştırılabileceğine inanıyorlardı ama pratikte bu hiçbir zaman yapılamadı. Değişik insanların mutluluğunun kıyaslanmasının sadece pratikte değil prensipte de mümkün olmayacağı ileri sürülmüştür. Faydacılığın savunucuları bu problemin iki kötü seçenek arasında karar vermek zorunda kalan herkesin karşılaşabileceği bir problem olduğunu söyleyerek karşılık vermişlerdir. Bir milyar insanın ölmesiyle bir kişinin ölmesinin aynı derecede kötü olduğunu söyleyemiyorsanız bu problemi utilitaryanizmi red etmek için kullanamazsınız demişlerdir.

    Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir. Örneğin kişi kendi çocuğunun hayatı ile iki yabancının hayatını kurtarmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığında kendi çocuğunu kurtarmayı seçecektir. Ama faydacılar iki yabancıyı kurtarmanın gelecekte daha fazla potansiyel mutluluğa sebebiyet vereceğinden tersini tercih etmeyi destekleyeceklerdir.

    Daniel Dennett kararlarımızı yönlendirmek için faydacılığın kullanmasının sınırlarını belirlemek için Three Mile adasını örnek olarak kullanır. Bu nükleer santraldeki kaza iyi mi yoksa kötü bir şey miydi? Bu kaza birçok kişi tarafından nükleer enerji politikasına yaptığı etkiler yüzünden yararlı olarak görülmekteydi. (neticede Çernobil kadar kötü bir kaza değildi). Dennett faydacılık açısından tüm kanıtları tartıp bir karara varmak için hâlâ daha erken (aradan geçen 20 yıla rağmen) olduğunu söylemektedir.

    Burada söz edilen sıkıntılardan kurtulmak için faydacılığın değişik çeşitleri ortaya atılmıştır. Faydacılığın geleneksel şekli en fazla fayda getiren hareket en iyi harekettir diyen hareket faydacılığıdır. Buna alternatif ise en iyi hareket en fazla faydayı sağlayacak kuralın emrettiği harekettir diyen kural faydacılığıdır.

    Örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun. Hareket faydacılığına göre en doğru hareket yalan söylemektir. Ama genel kural olarak doğruyu söylemek o kişiye daha fazla fayda sağlayacağını kabul edersek kural faydacılığı açısından doğruyu söylemek gerekmektedir.
    alıntı: www.felsefe.gen.tr/sozluk.asp
    (goodboyum 25.12.2009 02:54 ~ 25.12.2009 12:29)


Vampircik - 2005 - 2015

sözlük hiçbir kurumla bağlantılı olmayan birkaç kişi tarafından düşünülmüş bağımsız bir platformdur. sözlük içerisindeki yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aiittir. sözlük bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. yazılan yazıların telifi bize ait değildir, çalınız çırpınız ama kaynak gösteriniz.

sözlük sistemi ile geliştirilmiştir.