the da vinci code

    okurken hep bir eksiklik, bir üstünkörülük hissettiğim, böyle olmamalıydı, biraz daha içi dolu olmalıydı dediğim kitap. foucault sarkacını okurken, "ulan bu kitabın karikatür versiyonuymuş" diye düşündürmüştür.
    taşlar yerine oturmuştur, ben rahatlamışımdır.
    (19.05.2006 15:36)

brutal vocal

    anlaşılır bir şekilde de yapılabilen, bazıları için doğal bir yetenek olan, yerinde yapılınca şarkının etkisini artırabilen vokal. rahatsız insanların, rahatsızlığını belitmeleri için güzel bir yöntem.
    ilk örnekleri bildiğim kadarıyla possessed adlı bir death metal grubundan çıkmış. taa seksenlerin başında.
    seksenler göründüğü kadarıyla felaket olsa da, bazı şeylerin başlangıcı olması açıosından güzel yıllarmış.
    güzel birkaç örnek: death, opeth, arch enemy (kadın vokalist), anathema (eskiler), my dying bride...
    (19.05.2006 15:23)

super star

    diğer yarıfinalistlere bakınca enseyi karartmaya hiç luzum olmadığını düşündüren parça*.

    ayrıca sibel tüzünün hayran kulübü* olduğunu öğrenmeme vesile olmuş parçadır.
    (19.05.2006 00:47)

ışın kılıcı

    obiwan kenobi'nin luke skywalker'a nasıl kullanılacağını öğrettiği silah. obiwan'ın asilliğini öve öve bitiremediği bu kılıç, cem yılmazın şovunda "işın kılıcı" adlı dansöz haliyle tekrar karşımıza çıkmıştır.
    (18.05.2006 22:29)

die

    devlet istatistik enstitüsü'nün kısaltması. enflasyon vs hayatımızda önemli rol oyanayan/oynamayan verilerin istatistik hesaplarını yaparlar.
    (18.05.2006 22:23)

aziz yıldırım

    yönetimi zamanında fenerbahçenin gerek yetiştirdiği genç yeteneklerle, gerek avrupa'da kazandığı başarılarla türk futboluna çok şey kattığı başkan*.
    (18.05.2006 21:31)

il nome della rosa

    ortaçağ atmosferini çok inandırıcı bir şekilde veren bir roman. ortaçağ avrupası'ndaki seküler ve katolik güçler arasındaki mücadeleyi, insanların sefaletinin boyutunu, bağnazlığı, manastır hayatını, o zamanın okumuşlarının düşünme biçimlerini anlatır.
    şimdiki siyasi akımların modernizim sonrası ortaya atılıvermiş olan düşünceler olmadığını, daha önce de benzerlerinin görüldüğünü yaşanmış çeşitli olayları kitaba çok güzel yedirerek verir okuyucuya.
    dedektiflik hikayesi bu ağır kitabı sürükleyici kılar.
    eco bu kitabı ortaçağ avrupası'nda bol bol görülen kronikler tadında bir üslupla yazmıştır.
    avrupa tarihini neredeyse o ortamda yaşıyormuşçasına hissedebilecek kadar bilgi bulabilirken, yaşadığımız coğrafyanın, ve içinde yetiştiğimiz kültürün tarihiyle ilgili futbol maçı kıvamında* bilgilerle yetiniyor olmak beni şaşırtmıştır hep. bu kitap bu garabeti bir kez daha hatırlatmıştır bana.
    (17.05.2006 23:03)

anne rice

    homoseksüelliğe takıntı yapmış, vampirlerle o kadar uğraştıktan sonra kendini dine vermiş yazar.
    vampir düşkünüdür ayrıca ve çok kiloludur.
    (17.05.2006 22:40)

adana

    hititler zamanından beri varolan şehir. o zamanki adlarından biri adanya. roma zamanında işlek bir geçiş noktası olmuştur. dünyanın işleyen en eski köprüsü* adana'dadır. aşırı derecede verimli bir toprağın üstündedir ve içinden seyhan nehri geçer. aynı zamanda bu nehrin üstündeki birkaç barajdan en büyüğü seyhan barajı şehirle iç içedir. il sınırının bir kısmı akdeniz olsa da, şehir denize yarım saat mesafede olduğu için bu göl sulak manzara eksikliğini gidermekte yardımcı olur. göl, her baraj gölü gibi, ince uzun olduğundan, şehir de yavaş yavaş gölün etrafını kapladığından, ve bu şehirleşmeye rağmen gölün etrafında bir betonlaşma olmadığından, 15-20 yıl sonra tadından yenmeyecek, istanbul boğazı gibi bir manzaraya sahip olması muhtemeldir.
    şehir bariz bir şekilde ikiye ayrılmış gibidir. antik bölgeleri de içine alan güney kısmı ve son 20 yılda gelişen kuzey kısmı. güney kısmı genel olarak yüreğir ilçesine aittir. kuzeyi seyhan ilçesine bağlıdır. kuzey son 20 yılda yapılandığından oldukça modern bir görünüme sahiptir. mesela beyazıt öztürk bir programında "adanaya ilk gittiğimde sanki bir amerikan şehrindeyim sandım" diyerek güzelce özetlemiştir adanadan alınacak ilk izlenimi. ne yazık ki 20 yıl önce başlayan bu gelişme ilk dalga olduğu için çevre düzeni ikinci planda kalmıştır. işlevsellik ön plandadır. son 5-6 yıldan beri şehir silüet olarak da güzelleştirilmeye çalışılmaktadır. özellikle ikinci genişleme planı çok geniş alanı kapsayan az katlı binalarıyla şehrin daha da güzelleşmesini sağlayacaktır.
    şehrin insanlarından bahsedeyim biraz. muhtemelen bereketli topraklar ve insan yaşamına uygun iklim koşulları bu şehrin insanını tatlı bir tembelliğe ve genişliğe sevk etmiştir. tabii doğa insan üzerinde belirleyici olmaktan çıktıkça ve liberal piyasa ve dolayısıyla rekabet etkisini artırdıkça insanlar da değişmektedir ve adanalı klişesi de tarihe karışmaktadır ama yine de bir adanalının, biraz önce belirttiğim gibi ortalmadan daha rahat ve sıcakkanlı olduğu gerçeği benim için tartışılmaz. ha bi de aşırı göç var insan tipini değiştiren bir etken olarak.
    daha yaz yaz bitmez, iyisi mi "adanalıyık, allaan adamıyık" diyerekten bağlayayım.
    (17.05.2006 20:10)

lerzan mutlu

    okan bayülgen'in sisteme ne kadar muhalefet olduğunu göstermesine yarayan kadındır. onca maddiyatın içinde, sistemin en çok kaymağını yiyen kişilerden biri olduğu halde, "insanlara yeter ki bir günah keçisi göster gerisi kendiliğinden gelir" metodunu uygulayan okan'a meze olmuştur. okan'ı küçümsememek lazımdır, bu numarayı çok ustalıkla yapar. birini aşağılayarak tatmin olma kolay olduğundan insanlar dünden razıdır bu oyuna.
    bu bayanın kaliteli işler yaptığını savunmak zordur ama hangi şartlarda ve kimin tetiklemesiyle aşağılandığını düşününce benim gibi bazılarının bunu hoşgörmesi de zordur.
    (16.05.2006 23:08)

paganizm

    bir çok farklı ve kurumsallaşmamış inanç paganizm adı altında toplanır. dışardan bakan bir gözlemcinin sınıflandırması söz konusudur bu durumda. birbirinden farklı olan animizm, şamanizm, ve çok tanrıcılık bu kavramın içindedir. bu saydığım üç dal da kendi içlerinde farklılıklar gösterir. genelleme yapılmadan önce dikkatli davranılması gerekir. doğaya tapma, yani mesela bir ırmağı tanrı veya üstün bir varlık olarak görme çok ilkel kabileler dışındaki kültürlerde inancın aslını oluşturmaz. mesela hinduizm doğaya tapma sıfatından çok daha sofistike bir felsefe içerir.
    (16.05.2006 22:55)

ghost

    starcraft'ta firebatlarden sonra en favori karakterim*. terran birimidir. en önemli özelliği nuke'ün* hedefini işaretlemektir. adına yakışır bir şekilde görünmez olabilir kendileri, aynı zamanda psionic güçleri vardır. insan türünün evrimde en ileri* gidenleri ghostlardır.
    (16.05.2006 20:43)

old blind dogs

    iskoçyalı geleneksel müzik topluluğu.

    geleneksel müziği içine new age karıştırmadan yaparlar. enstrumanlar tamamen akustiktir. bağnaz değillerdir, 100 yıl önce yapıldığı neyse aynısını sunmazlar, modern tatlar katarlar. şarkıları iskoç ingilizcesi olduğundan anlamak kolay değildir sözlerini. romantik konular, hiciv, tarihsel olaylar içeren şarkıları mevcuttur. hem hızlı keman ezgileriyle coşturan hem de hüzünlendiren güzel şarkıları vardır.

    monymusk lads, battle of waterloo, edward, lowlands of holland, roslin castle şiddetle tavsiye ettiğim şarkılarıdır.
    (15.05.2006 20:04)

kobe bryant

    bazılarının ne çok sevdiği ne de nefret ettiği oyuncu*. sevilse de nefret de edilse büyüklüğü tartışılmaz. 2005-2006 sezonunda la lakers gibi bir takımı playoff'lara çıkarması bile büyüklüğünü gösterir*.
    (15.05.2006 01:24)

opeth

    eşlik edilmesi zor olan ve headbang'in pek uymadığı şarkılar yaptığından konserleri pek de iç açıcı gelmeyen grup.
    evde sakin kafayla ve sözlerinin anlamlarını düşünerek dinleyince insanı kendinden geçirme kapasitesine sahip grup.
    (14.05.2006 17:01)

sayfa: 1-2-3

Vampircik - 2005 - 2015

sözlük hiçbir kurumla bağlantılı olmayan birkaç kişi tarafından düşünülmüş bağımsız bir platformdur. sözlük içerisindeki yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aiittir. sözlük bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. yazılan yazıların telifi bize ait değildir, çalınız çırpınız ama kaynak gösteriniz.

sözlük sistemi ile geliştirilmiştir.