türk kahvesi

  >>

  1. nescafeye ve diğer yabancı kahve türlerine karşı** rağbetin artması nedeniyle, eski önemini büyük ölçüde yitiren kahve türüdür. triyakileri yemekten sonra içmediği takdirde hazımsızlık çeker, günde en az 2 kere içmezse kendine gelemez. çok fonksiyonlu çakı gibidir. fal bakılır, seveni telvesini yer, limonla karıştırılıp mideye ilaç olsun diye içilir. yalnız kendine has bardakları küçük olduğu için; aldığı dozdan memnun olmayan tiryaki fincanda içebilir*.
    (angelus 13.05.2006 12:16)
  2. kahve falı gibi ilginç bir aparata da sahip olduğu için günümüz gençliği arasında tekrardan popüler olmuş hoş içimli, zihni keskinleştiren içecek. birde küçüklerin içmesine nedense izin verilmez, kişiyi travmatik sonuçları olan merak duygusuna hasıl eder.**
    (maikule 13.05.2006 12:26)
  3. yunanistanda "yunan kahvesi" ismiyle bilinen, fazla alkol aldıktan sonra ayılmak için de içilebilecek içecek
    (canlipompa 13.05.2006 21:50)
  4. kız isteme olayının vazgeçilmez içeceğidir. ve bu olay sırasında olaya karışan bütün herkes sade kahveyi tercih eder. ardından kahveler höpürtüler eşliğinde içilir ve potansiyel gelin adayına övgüler yağdırılır.

    kız isteme olayının en belirginin adetidir kahve. sırf gelin adayı kahve yapmadı diye istemekten vazgeçen insanlar mevcuttur.
    (transkripsion 13.05.2006 21:59)
  5. kendisinden başka hiçbir çeşidi için "=ehl-i keyfin keyfini kim tazeler? =taze elden taze pişmiş taze kahve tazeler!" diye bir cümle kurulmamış, kurulması da imkânsız olan kahve çeşididir.
    (benlicenan 04.08.2006 20:00)
  6. zamanında yemen'den gelen kahvedir. gerçek anlamını ve şahsiyetini türk ustaların ellerinde almıştır. zira arap kökenli olmasına rağmen fincan, fal ve muhabbet kısmını bizler katmışız. dünyada türk kahvesi olarak bilinir. sadece yunanlar "elleniki kafes" derler. kompleksten olsa gerek.*
    (afrasyab 03.09.2006 18:35)
  7. yavaş pişeni, soğuk suyla yapılanı, ve bol köpüklüsü makbül olan süper içecek.
    (options 03.09.2006 18:38)
  8. türkiye'de üretilmese de pişiriliş tarzından dolayı türk ismin almış kahve.
    (agopist 07.09.2006 12:08)
  9. uzun suredir yapıyor olmamama ragmen kesin bir tarifini kimseden duymadıgım,herkesin kendine gore yapım sırları oldugu,benim kendimce yapımını soyle tarif ettigim turk kulturunu en iyi yansıtan iceceklerden biri,efendim yapımı soyledir ki: kisi sayısı kadar fincan soguk su(buzdolabindan cıkmıs olması gerekmez) cezveye konulur,icine orta kahve için kisi bası yarım cay kasıgı seker konulur,ocagin altı acilir,daha sonra kisi bası bir tatlı kasıgı kahve konulur(ne kadar cok kahve o kadar cok kopuk,o kadar çok lezzet) ve iyice karıstırıldıktan sonra orta ateste pismeye bırakılır.biraz sonra uzerinde guzelce kopukler olusunca kopukler kasıkla fincanlara alinir,daha sonra iyice kaynayan kahveyi fincanlarin yarısını dolduracak kadar dokulur,kalan kahve cevzve ocagın ustunde alev gorecek sekilde tutularak iyice kaynatılır,sonra cezvedeki kahve guzelce fincanlara dagitilir,bol kopuklu kahveniz hazır efendim afiyet olsun.*
    (rengidil 07.09.2006 13:12)
  10. tiryakilerin bakır cezve ile odun ateşi üzerinde pişirip içmeyi tercih ettikleri kahvedir. kahve suyu ne soguk ne de sıcak olmalıdır. kesinlikle kahvenin hası ılık su ile yapılır. bir diğer püf nokta ise cezveye önce kahve ve şeker ondan sonra suyun konulmasıdır. iyi bir sonuç elde etmek için ateşe konulmadan önce iyice karıştırılmalıdır ki kahvenin üzerinde köpük olarak kalacak kısmı iyi pişmiş olsundur. * *
    (mavilale 24.10.2006 20:16)
  11. türk kahvesi, osmanlı padişahı 4. murat zamanında getirilen yasaklardan payını almıştır. kahvehaneler kapatılmışsa da türk kahvesine yasak getirilmemiş ancak fazla kavrulmuş kahveyi içmenin caiz olmayacağına dair fetva yayınlanmıştır.

    kahve ikramı, yukarıda da değinildiği gibi kız isteme törenlerinin olmazsa olmazıdır. hep "erkek tarafı" kızı kahveye bakıp değerlendirecek değil ya... kahveyi pişiren ve "istenen" kızın da bu konuda cinlikleri olmuştur. bunların en bilineni ise müstakbel damat bey'in içeceği kahveyi şekerle değil tuzla pişirmek olarak kendini göstemiştir. damat adayı delikanlı gıkını çıkarmadan tuzlu kahveyi içerse, hanım kızla evlenmeye cidden niyetli olduğunu da ispatlamış olur ve sonrasında iki gönül bir olurken samanlık da seyran olur...
    (hazeyame 24.04.2007 15:49)
  12. bütün avrupa'ya önce osmanlılardan yayılan kahvenin artık özel isimle anılmış hali. 40 yıllık hatırı olduğu söylenir.
    ayrıca İstanbul'dan İzmit istikametine giderken, derince mevkiinde tarihi bir mekandır. Çok güzel kahvesi vardır. yemyeşil ağaçlarla çevrili, hemen yanında bulunan tren rayları ara ara geçen trenler türk kahvesini gidilesi kılıyor. İsteğe göre pasta,kek türü yiyeceklerin yanında çay,tost,meşrubat gibi çeşitlerde mevcut.
    belki kalkıp İstanbul'dan gitmeğe değecek bir yer değil ama yol oradan geçiyorsa, uğranıp dinlenesi bir yer olduğu kesin. tavsiye ederim.
    (agacsakal 24.04.2007 19:09)
  13. anonim bir söz vardır dillerde dolaşan türk kahvesiyle ilgili:
    sigara içen eşşektir,türk kahvesini sigarayla içmeyen eşşoğlueşşektir.*
    (fungus amongus 24.04.2007 19:29 ~ 25.04.2007 10:44)
  14. eskilere göre şekersizi makbul olup yalnız içilmemesi önerilen kahvedir.
    zira bu kahvenin tatlandırıcısı, eşliğinde yapılan sohbettir.

    bakmayın tadı leziz, kokusu latif, sunumu zarif kahvenin mini minnacık fincanlarda içildiğine;
    kendisi yudumluksa da hikayesi ummandır.

    habeş kökenlidir ama kahvesiyle ünlenen suyla ezilip soğuk yendiği habeşistan* değil, suda pişirilip sıcak içildiği yemen olmuştur.

    habeşistan'da doğan, yemen'de serpilen bu esmer güzelinin, adının ne demeye "türk kahvesi"ne çıktığına gelince:

    anlaşılan odur ki türk'lerin eline geçmeden önce kahve, ham cevherdir.
    ışıldaması için kabuğunun kırılıp usta elde işlenmesi gerekir.
    yemenli ustalarca kabuğu kırılmışsa da pırıltısını istanbullu ustalara borçludur.

    osmanlı mutfağına 1500lerde giren kahve, burda gerçek anlamda geliştirilir, hem sunum hem de pişirme tekniği açısından olgunlaşıp bugünkü halini ve adını alır.

    o günün kervanları bugünün nakliye şirketleriyle aşık atamadığından maliyeti şimdikinden epey pahalıya gelen kahve, önceleri atlas perdeli, ipek halılı konaklara uğradıysa da cazibesine canlar dayanmaz, hızla yaygınlaşıp fakirhane mutfaklarını şereflendirmesi uzun sürmez.

    bununla da yetinmez; ahalinin biraraya gelip kahve keyfini sohbetle pekiştirdiği kahvehanelerde sunulmaya başlanır.

    tahtakale'de açılan ilk kahvehanenin ticari başarısı öyle büyüktür ki onu kısa zamanda pıtrak gibi açılıp civarı dolduran diğerleri izler.

    kahve sofradan taşmış, keyif ehlinin sosyal hayatının önemli bir parçası olmuştur artık.

    halk tarafından büyük ilgi gören kahvehaneler, her kesimden tiryakilerle dolup dolup taşar.
    ümmisi de gönlünü kaptırır kahveye, kahvehaneye; alimi de.

    bakır mangallarda, köz üzerinde, nazlı nazlı pişmesi beklenirken de,
    köpükleri höpürdete höpürdete içilirken de, tarihe gömülmüş ne şekerli sohbetlere, ne alevli tartışmalara yarenlik eder kahve.

    zaten, kahvenin tadını getiren de, kaçıran da, bu "iki yudum arasında iki kelam" faslı olur.
    e ağız bu, torba değil ki büzesin.
    kahvehane müdavimleri bugün yaptıklarını o gün de yapar; o mesel senin bu rivayet benim gezinirken, lafı döndürüp dolaştırıp memleket meselelerine getirir; başlarlar kah memnuniyetlerini, kah şikayetlerini dillendirmeye.

    rivayetin biri de der ki: kahvehanelere yasak gelmesinin, bir açılıp bir kapatılmasının, "kömürleşme derecesinde kavrulan gıdanın dinimizce haram kabul edilmesi"yle değil de işbu sitemkar sohbetlerle ilgisi vardır.

    kahvehaneler kapansa ne gam;
    kahve çoktaan tahtına kurulmuş, evlerde de yerini almıştır, sarayda da.
    gelişip olgunlaşan pişirme ve sunum teknikleriyle, türk mutfağında altın çağını yaşar, yaşatır.

    keyfe keyif katan fincanlar sadece taştan* oyulmaz, telkari ustalarının elinde işlenen gümüşten de yapılır, nakışlı tepsilerde ışıl ışıl ışıldar.

    türk kahvesine özgü "bonus" ikramlar da osmanlı'dan mirastır.
    kimi yerde yanında lokumla ve hemen heryerde yanında suyla servis edildiğini görmüşsünüzdür.
    kahvenin sadesini ya da az şekerlisini tercih eden eskiler, acısını alması için fincanların yanına birer de lokum koyar, birer bardak suyla da ikramı pekiştirir. - ki yanlış bilmiyorsam bu usül, istanbul usulü*dür -

    kahve faslından önce yudumlanan su, ağızı kahve için temizlemek, sonrasında içilen su da kahveyi* ağızdan temizlemek içindir.

    gelelim kahvenin batıya yolculuğuna:

    denir ki; viyana kuşatmalarında ordu, erzak içinde kahve de götürür; geri dönerken de çuval çuval kahveyi taşımayıp şehrin kapılarında bırakır.
    viyanalılarca deve yemi sanılarak imha edilmek üzereyken, osmanlı topraklarına yolculuk yapmış bir gezgin tarafından tanınan kahve, pişirilmek üzere alıkonur;
    nasıl pişirileceği de bilinmediğinden olsa gerek, "öyle miydi, böyle miydi" derken onlarca çeşidi ile, meşhur avusturya kahveleri keşfedilir.*

    herhalde hiçbir yiyeceğin/içeceğin kültürümüzde kahve kadar geniş bir yeri yoktur.
    türkülerimizden* atasözlerimize*;
    deyişlerimizden* şiirlerimize*;
    masallarımızdan* geleneklerimize* kadar yerleşmiştir.

    kurulacak yuvanın harcına katılır.
    gelin adayının elinden kahve içilmeden kız istenmez.
    "verdik, gitti" müjdesi de gene gelin hanımın sunduğu kahveyle kutlanır.

    . uyarıcı etkisi vardır, enerji verir;
    bu özelliği yüzünden yumurta kapıya gelene kadar beklemiş işleri/ödevleri yetiştirme gecelerinin favori içeceğidir.

    . zihin açıcı olduğu eskilerce söylenir.

    . dijestifdir; sindirimi kolaylaştırır.
    yemek - hele hele iftar - sonrası sohbetlerinin gözdesidir.

    . aşırı tüketilmesi yukarda sayılanların hepsini tersine çevirir.
    üç vakte kadar halsizlik, yüksek nabız, uyku düzeni bozukluğu ve sinir stres sahibi olmanızı da garantiler.

    . günde bir fincanla sınırlanması; mide ve kalp hastalarından uzak tutulması doktorlarca önerilir.

    dur daha bitmedi.
    daha bunun falı var, efendime söyleyeyim tarifi var,
    pişirmesinin püf noktası var...

    şaka, şaka...
    bitti, hepsi bukaa...
    (wilma flintstone 08.07.2007 00:21 ~ 08.07.2007 01:38)
  15. püf noktası; ilk 1 dakikadan sonra hiç kaşık değdirilip karıştırılmamasıdır. ne yapılacaksa o ilk dakikada, kahve soğukken yapılmalıdır. sonrasında telveyi kaldırmış ve köpüğü engellemiş olursunuz. ayrıca, ilk taşımda çıkan köpüğü bardaklara eşit dağıtıp, esas paylaştırmayı sonradan yapmalı ve köpük yapayım diye ikinci kere asla ateşe koymamalısınız.
    (argus wishingwell 13.08.2007 13:39)
  16. kahvelerin en güzelidir,hayatımın vazgeçilmez rutinidir. akşam üstleri ve sabah kahvaltısı sonraları en güzel türk kahvesi içme vakitleridir. öncesinden bir yudum su içeriz ki damağımızdaki tüm diğer tatlar silinsin. eskiden kahvenin yanında likör de ikram edilirmiş. bir dönem annem de nane likörüyle servis etti, ama tutmadı, sonra acıbadem likörünü keşfettik ...
    (assurdina 09.09.2007 06:07)
  17. kız isteme ritüelinin vazgeçilmez ikramı olan, yemeklerden sonra aşırı bir keyifle içilen, yanında tüttürülen sigarayla mükemmel bir uyum oluşturan, sonrasın da kapatılan falla insanı heyecanlandıran,canımın şuan da çok fazla çektiği eşsiz içecek...
    (mrsdracula 14.09.2007 18:34 ~ 15.09.2007 00:41)
  18. turk kahvesinin püf noktalarından biri de yapımında kullanılacak suyun ılık olmasıdır .ne sıcak ne soğuk. ayrıca, "ehli keyfin keyfini ne tazeler taze elden taze pişmiş taze kahve tazeler" diye de bir söz duymuştum vakti zamanında barış manço' dan yollara düştüğü programlarının birinde. *
    (mavilale 07.08.2008 00:46)
  19. yokluktan ötürü demlikte yapıldığı görülmüştür*.
    (breegadoon 27.11.2008 23:41)
  20. nescafenin pratikliği nedeni ile sık içilmemekle beraber, tadının başka bir şeyde bulunmaması nedeni ile özlenendir.
    (tulkas 05.02.2009 01:21)
  21. ân gelir kupayla içilir..
    (breegadoon 21.08.2009 00:02)
  22. manzara eşliğinde süper gider. veya muhabbet gerektirir. yalnız zor gider.
    (tulkas 21.08.2009 00:42 ~ 21.08.2009 00:43)
  23. önce kokusu gelir gülümsetir, ardından fincan parmaklarla buluşur. ilk yudum için dudakların heyecanlı bekleyişi.. dudaklarla buluşmadan önce son bir koklayış; sonrası huzur, mutluluk..
    (melankoli basili 02.10.2009 10:59)
  24. iş başında iken büyük bir teşvik oluyor. hani 'kahvemi de içtim oh keyifle çalışırım' gibi bir hisse kapılıyor insan.
    (breegadoon 09.11.2010 14:03)
  25. Yrd. Doç. Dr. Nevcihan Gürsoy'a göre, açlık hissini bastırma özelliğine sahipmiş.
    (diyojenist 22.07.2012 00:51)

>>



Vampircik - 2005 - 2015

sözlük hiçbir kurumla bağlantılı olmayan birkaç kişi tarafından düşünülmüş bağımsız bir platformdur. sözlük içerisindeki yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aiittir. sözlük bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. yazılan yazıların telifi bize ait değildir, çalınız çırpınız ama kaynak gösteriniz.

sözlük sistemi ile geliştirilmiştir.